HAVA DURUMU

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 38 Kategoride 2770 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Yiyeceği Kontrol Edemediğimizde Çocuğumuzu Yiyecekten Kaçıralım!

19 Mart 2016 - 2.238 kez okunmuş
Ana Sayfa » Sağlık»Yiyeceği Kontrol Edemediğimizde Çocuğumuzu Yiyecekten Kaçıralım!
Yiyeceği Kontrol Edemediğimizde Çocuğumuzu Yiyecekten Kaçıralım! Yiyeceği kontrol edemediğimizde çocuğumuzu yiyecekten kaçıralım! Etraf yiyecek doluyken çocuğa “yeme” demek çok kolay olmaz. Yiyeceklerden uzak tutmanın yollarından biri de çocuğu yemek potansiyeli olan ortamlara götürmemektir. Bununla beraber yiyeceklerin göz önünde bulunmamasına da özen göstermek gerekir. Mesela, evinizde bir davet verdiniz ya da komşularınıza gün yaptınız diyelim. Bu misafirliklerde de genellikle hamurlu, unlu, yağlı yiyecekler ikram edilir ki, bu yiyeceklerin kalori değeri çok yüksektir. Onlar için hazırladığınız ikramlıklar bitmezse kalanları siz, çocuğunuz ya da eşiniz yer. O nedenle kalan yiyecekleri misafirlerinize evlerine götürmek üzere paketleyebilirsiniz ya da çalışıyorsanız işyerinizdeki arkadaşlarınıza götürebilirsiniz veya o davete gelemeyen komşularınıza gönderebilirsiniz. Ne yaparsanız yapın, yeter ki o yiyeceklerden kurtulun. işte size tavsiyem, çevreyi kontrol edemediğinizde de, çocuğunuzu böyle ortamlardan ona fark ettirmeden başka bir bahaneyle uzaklaştırın. Daha sonra baş başa kaldığınızda da bu zararlı yiyecekler konusunda sohbet edin. Çocuğumuzu tatillerde kilo alma tuzaklarından koruyalım Tatil deyince aklımıza ilk olarak dinlenmek, eğlenmek, rahatlamak ve yemek yemek gelir. Bu noktada da tatil hem bizim için hem de çocuklar için kilo yönetimini zorlaştıran süreçler olarak karşımıza çıkar. Eğlenip dinlenirken öte yandan kilo alma endişesi de içimizi sıkar. Açık büfede birbirinden lezzetli görünen börekler, kızartmalar, etler, tatlılar en dirayetli denilebilecek insanları bile çoğu kez baştan çıkarır. Bununla birlikte deniz kenarına gidilse bile, yüzmek yerine şezlongda güneşlenmek, yatmak, uyumak, hareketsiz bir şekilde kitap okumak daha cazip geldiği için enerji de sarf etmeyiz ve işte böylece kilo alımı kaçınılmaz olur. Yılda yaptığımız en fazla iki-üç haftalık bu tatillerde alacağımız beş kiloyu verebilmek için bütün yıl uğraşır dururuz. Eğer tatillerde hem kendinizin hem çocuğunuzun kilo almasını istemiyorsanız, işe doğru bir tatil planı yaparak başlayın. Sürekli uyaranların olduğu, her şey dahil oteller yerine, butik otelleri veya oda kahvaltımn dahil olduğu konaklama yerlerini ya da yazlık evleri tercih edin. Çünkü her şey dahil konseptli otellerde sürekli mantılar, gözlemeler, tatlılar, patates kızartmaları, hamburgerler, dondurmalar burnunuzun dibinde olur. Bu tür yiyeceklerden uzak durabilmenin en etkili yolu bunları görmemektir. Bunları görmemenin yolu da buralarda tatil yapmamaktan geçer. Öte yandan pansiyon, butik otel ya da yazlık ev konseptinde, sürekli yemekle karşılaşmayacağınız için yemek kontrolünü yapmanız daha kolay olur. Örneğin, oda kahvaltı olan bir pansiyona gittiğinizde, bir kere kahvaltı da açık büfe büyük oteller kadar çok çeşiî olmayacağı için evinizdeki kahvaltıya benzer bir kahvaltı yapın. Öğle saatlerinde acıktığınızda meyve, yoğurt, ayran, leblebi gibi bir yiyecek alarak ara öğün şeklinde geçiştirin. Akşam yemeğini öğlen yemeğiyle birleştirip biraz erken, örneğin saat 5 gibi yiyin. Burada da o yörenin önerilen güzel bir restoranına gidip ızgara et, tavuk, balık, salata gibi güzel bir akşam yemeğini tadını çıkararak yiyebilirsiniz. Eğer tatil için ev kiralayabilirseniz bu da iyi olur. Evde de kendi evinizdeki yemek alışkanlıklarınıza devam edebilirsiniz. Diyelim ki her şey dahil otel konseptine gittiniz, kendiniz için öncelikle bir öğün planını baştan yapın. Acıkmadan, sırf saati geldi diye yemek yemek doğru olmaz. Üç ana öğünü dolu dolu yemek yerine en keyif alacağınız bir öğünü belirleyin. Diyelim ki akşam yemeğinde uzun oturmayı seviyorsanız sabah kahvaltısını hafif tutarak güne başlayın. Öğlen yemeğinde daha çok zeytinyağlı ve yoğurtlu salataları tercih edin. Pilavlardan, kızartmalardan, makarnalardan ve tatlılardan uzak durun, ikindi çayında yanında ayranla yağsız yarım gözleme yiyin. Akşam yemeğinde ise et, salata ile dilediğiniz bir içecekten 1 -2 bardak alabilirsiniz. Bununla birlikte tatili aktiviteyi artırmak için bir fırsat olarak da değerlendirin. Bütün gün şezlongda güneşlenmek yerine, bol bol yüzmek, plajda top oynamak, sörf, yelken, dalma gibi su sporlarını yapmak veya bunları öğrenmeye çalışmak da çok etkili kilo kontrolü yöntemleridir. Her şey dahil konseptinde bir otele gidiyorsanız yanınıza muhakkak spor ayakkabılarınızı ve spor çoraplarınızı almayı unutmayın. Çünkü bu otellerde mutlaka fitness merkezleri, basketbol sahaları, tenis kortları bulunur. Siz de en azından günde bir saatinizi spora ayırabilirsiniz. Mesela, kahvaltıdan önce otelin fitness salonunu ziyaret edin ve güne güzel bir koşuyla başlayın. Spor sonrası süt ve meyve yiyerek hafif bir kahvaltı yapın. Daha sonra doğru plaja, harekete... Bol bol denize girin ve yüzün. Gelelim çocuğunuzu bu otellerde nasıl kontrol edeceğinize?.. Hep diyoruz ya siz kendi davranışlarınızla çocuğunuza örnek olun. Yukarıdaki önerileri sizin yapmanız aslında çocuğunuz için de çok iyi bir örnek teşkil edecektir. Şimdi diyelim ki bir tatildesiniz, açık büfe yiyecekler, her tarafta dondurmalar, kurabiyeler, çikolatalar, şekerlemeler, paketli şekerli içecekler... Ben böyle tatillerde ne yapıyorum biliyor musunuz? Önce çocuğumla baştan konuşarak güne başlıyorum. “Oğlum bugün bir tane tatlı hakkımız var, ister bunu dondurma olarak ister tatlı olarak kullan, sen bilirsin” diyorum. O da genellikle hakkını dondurma olarak kullanmayı tercih ediyor. Bu durumda onu diğer abur cuburlardan korumuş oluyorum. Ana öğünlerde yemeğe gittiğimizde çocuğumla birlikte yemek almaya çıkıyorum. “Her öğünde sadece bir tane tabak kullanma hakkımız var" diyorum. Tek tabağımızı alıyoruz ve önce salata reyonuna yöneliyoruz. Tabağın yarısına onun da seveceği türden renkli salatalardan koyuyorum. Pilav, makarna, patates kızartması olan reyonların önünden geçmiyorum. Ama bazen çocuk istiyor ve ısrar ediyor. Bu durumda hemen “Yok” demiyorum. “Pilav, patates veya makarna birini seç” diyorum. Yani ona seçenek sunuyorum, hepsinden alma özgürlüğü tanımıyorum. Zaten hepsinden alsa bile bitiremeyeceği için yiyecek ziyan etmemiş oluyorum. Bu durumda hangisini tercih ederse ondan tabağına az miktarda koyuyorum ama sanki çok koymuş gibi davranıyorum. Tabağının bir kısmına da et, tavuk ya da balık koyduruyorum. Yemeğin yanında ayran ve su içmesini sağlıyorum. Açık büfeden meyve reyonundan da sahilde yiyeceği türden elma, armut, erik gibi meyvelerden birkaç tane yanıma alıyorum, öğleden sonra acıkınca bunlardan veriyorum. Gelelim tatlı reyonuna, sabahtan dondurma konusunda anlaştığımız için, tatlı bölümünden tamamen uzak tutuyorum onu. Çünkü tatlıların hem kalori değeri çok yüksek, hem de açık büfe tatlılarda kullanılan malzemeler çok kaliteli değil. Örneğin sütlü tatlılarda kullanılan süt, paketli ve uzun ömürlü oluyor ya da süttozundan yapılıyor. Genel olarak bütün tatlılara bol miktarda margarin ya da krema koyulduğunu da göz ardı etmemek gerekiyor. O nedenle tatlıya geçileceği zaman çocuğu masadan bir bahaneyle kaldırıyorum. Bu bahane genellikle oyun parkına gitme vaadi oluyor. Yemekten sonra oyun parkına gittiğimizde, çocuğum hem hareket ederek yediklerini yakmaya başlıyor, hem de benimle birlikte kaliteli zaman geçiriyor.

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İlgili Terimler :
TemaFabrika