HAVA DURUMU

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 38 Kategoride 2555 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Nefs Hep Karşı Gelir (On Altıncı Sohbet)

26 Şubat 2016 - 1.117 kez okunmuş
Ana Sayfa » Dini Bilgiler»Nefs Hep Karşı Gelir (On Altıncı Sohbet)
Nefs Hep Karşı Gelir (On Altıncı Sohbet) ON ALTINCI SOHBET Abdülkâdir Geylânî (r.a.) 11 Zilkade 545 tarihinde Salı günü akşamı medresede şöyle sohbet etti: Hasan Basrî (r.a.) şöyle demiştir: “Dünyayı 11 aşağılayın. Çünkü Allah’a yemin ederim ki o, aşağılanmadıkça güzelleşmez”. Oğlum! Kur’an’la amel etmek Kur’anın derecesini anlamanı sağlar. Sünnetle amel etmek de Peygamberimiz Hz. Muhammed’i (s.a.v.), tanımanı sağlar. O, kalbi ve himmetiyle sûfîlerin kalplerinin etrafından ayrılmaz. Güzelleştiren, sırlarını parlatan ve süsleyen, yakınlık kapısının açılmasını isteyen, tarayan, kalpler ve sırlar ile Rableri arasında elçilik yapan, Odur. Ona yaklaşılan her adımda sevinç artar. Bu hâle mazhar olan kimsenin şükretmesi ve itaatinin artması gerekir. Bunun dışında bir sebeple sevinmek ise kuru bir hevestir. Câhil dünyada sevinir, âlim ise kederlenir. Câhil kaderle çekişir, âlim ise uyum gösterir ve razı olur. A zavallı! Kaderle çekişme, helak olursun. Aslolan, Allah’ın fiillerine razı olmak ve kalpten insanları çıkarıp o kalple insanların Rabbinin karşısına çıkmaktır. Allah’a, peygamberlerine ve gazel kullanna uymaya devam ettiğin zaman kalbinle, sırnnla ve mânânla O'nun karşısına çıkarsın. Sâlihlere hizmet edebiliyorsan bunu yap. Çünkü bu, dünyada da, ahirette de senin için hayırlıdır. Dünyanın tamamına sahip olsan ama kalbin onlann kalbi gibi olmasa bir zerreye bile sahip olmuş sayılmazsın. Kalbi Allah’a ait olup dünyada ve ahirette Onunla birlikte olan kimseler havas ve avamın arasında Allah’ın hükmüyle hükmederler. Yazık sana! Yerini bil. Sen onlann yanında nesin ki? Senin bütün kaygın yemek, içmek, giyinmek, evlenmek, dünya malını toplamak ve dünyaya karşı çok istekli olmaktır. Sen, dünya işleri için çok gayret ediyor, ahiret işlerinde ise tembellik ediyorsun. Etini çürütüyor, kurtlara ve böceklere yem yapıyorsun. Hz. Peygamber’den (s.a.v.) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “Allah’ın bir meleği vardır. Her sabah ve akşam “Ey insanoğlu! Ölmesi için çocuk doğurunuz, harab olup yıkılması için, bina yapınız ve düşmanlarınız için toplayınız” diye seslenir. İnanan kimsenin, bütün işlerinde düzgün bir niyeti vardır. Dünyada dünya için çalışmaz. Dünyada ahiret için bina yapar. Camileri, köprüleri, okullan ve sınır boylarını imar eder. Müslümanların yollarını düzeltir. Bunun dışında bina yaparsa o da ailesi, dullar, fakirler ve mutlaka yapılması gereken yerler içindir. Bunu yapar ki ahirette de bunun yerine kendisi için bir bina yapılsın. Tabiatı, hevası ve nefsi için bina yapmaz. İnsanoğlu sağlam iman sahibi olunca bütün hallerinde Allah’la birlikte olur. Yokluğu da, varlığı da Allah’la beraber olur. Kalbi peygamberler kervanına katılır. Onlann getirdiklerini diliyle söyleyerek, amel ederek, inanarak kabul eder. Hiç şüphe yok ki dünyada ve ahirette onlann arasına girecektir. Allah’ı hatırlayan her zaman diridir, bir hayattan başka birine geçer. Küçük bir zaman dilimi dışında onun için ölüm yoktur. Zikir kalbe yerleşince diliyle zikretmese bile kulun Allah’ı zikretmesi süreklilik kazanır. Kul Allah’ı zikretmeye devam ettiği sürece O’na uyumu ve fiillerinden hoşnutluğu da devam eder. Yazın gelişinde Allah’a uyum göstermezsek Allah yazın sıcağını artırır, kışın gelişinde uyum göstermezsek kışın soğuğunu artırır. Her ikisinde de uyum göstermek onların vereceği eziyeti ve etkilerinin şiddetini yok eder. Bela ve musibetlere uyum göstermek de başa musibet geldiğinde sıkıntıyı, darlığı, bıkkınlığı giderir. Allah dostlannın işleri ne kadar enteresan, halleri ne kadar güzeldir! Allah tarafından kendilerine güzel bir koku gelince Allah onları marifet yağmuruyla sular, lütuf kucağında uyutur ve yakınlığını onlara hissettirir. Hiç şüphe yok ki Onunla birlikte olup O’nun dışında herşeyden uzaklaşmak onlann hoşuna gider. Allah’ın huzurunda hep heybete düşmüş ölüler gibidirler. Allah dilediği zaman onlan yeniden diriltir, kaldırır, hayat verip uyandınr. Onlar Allah’ın önünde, mağara arkadaşlan gibidir. Allah onlar hakkında “Biz onlan bir sağa, bir sola döndürürüz”38 buyuruyor. Onlar insanlann en akıllılarıdır. Bütün hallerinde Rablerinden bağışlanma diler ve kurtuluş beklerler. Onların ulaşmak istedikleri yüksek gayeleri budur. Yazık sana! Cehennemliklerin amelini işliyorsun ama buna rağmen cenneti ümit ediyorsun. Sen ümit edilmeyecek bir durumda ümit ediyorsun. Aldanıp da ödünç malı kendinin sanma. Yakında senden alınacak. Allah hayatı sana ödünç vermiştir ki kendisine itaat edesin. Sense onu kendinin sandın ve dilediğin gibi kullandın. Afiyet de senin yanında bir ödünçtür. Zenginlik, güven, makam ve sana verilmiş diğer bütün nimetler de senin yanında ödünçtür. Bu ödünçleri kusurlu kullanma. Çünkü onlar senden istenecek ve sen onlardan sorguya çekileceksin. Sizin sahip olduğunuz bütün nimetler Allah’tandır. Onlann yardımıyla Allah’a itaat ediniz. Sizin rağbet ettiğiniz herşey Allah dostlanna göre insanı oyalayan birer meşguliyettir. Allah dostları dünyada ve ahirette Allah’la beraber olmaktan başka şey istemezler. Süfîlerden biri şöyle demiştir: "İnsanlar hakkında Allah’a uy, fakat Allah hakkında insanlara uyma”. Kırılan kınlmış, onanlan onarılmıştır. Allah’a uymanın nasıl olacağını Allah’ın salih kullanndan öğreniniz.

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar
TemaFabrika