HAVA DURUMU

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 38 Kategoride 2671 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Rızkını Dert Etme (Otuz İkinci Sohbet)

26 Şubat 2016 - 2.784 kez okunmuş
Ana Sayfa » Dini Bilgiler»Rızkını Dert Etme (Otuz İkinci Sohbet)
Rızkını Dert Etme (Otuz İkinci Sohbet) OTUZ İKİNCİ SOHBET Abdülkâdir Geylânî (r.a.) 11 Ceraaziyelâhir 545 tarihinde Cuma günü sabahı medresede şöyle sohbet etti: Emri yerine getir, yasaklardan uzak dur, bu âfetlere sabret ve nafilelerle Allah’a yaklaşmaya çalış. Bunları yaparsan uyanıklık etmiş ve Rabbinin muvaffak kılmasını aramak için gayret göstermiş olursun. Gayreti elden bırakma ve amel kapısına istemeye istemeye gelmekten vazgeç. Allah sana istediği amelleri yaptıracaktır. Ondan iste ve Onun huzurunda alçal ki sana ibadet yollannı hazırlasın. Çünkü O seni bir iş için isteyince seni ona hazırlar. Allah emirlerini koşarak yapmanı emrettiğine göre elbette seni başanya ulaştıracaktır. Emir göz önündedir, başarılı kılmak ise gizlidir. Günahları yasaklamak göz önündedir, günahlardan sakındırmak ise gizlidir. Onun vereceği muvaffakiyet ile emirlere yapışır, korumasıyla günahları terk eder, verdiği güçle de sabredersin. Yanıma akıllı ve sebatlı, kesin kararlı ve beni suçlamayı terk edip sözlerim hakkında hüsnüzan besleyerek gelin. Böyle gelirseniz söylediklerim size faydalı olur ve sözlerimin ne demek olduğunu anlarsınız. A beni suçlayan! Yarın benim ne durumda olduğum ortaya çıkacaktır. Kalbinin ezildiği ve yükünü çekemediği konularda benim yanımda kalabalık etme. Dünyanın yükünü kafamda, âhiretin yükünü kalbimde, Allah’ın yükünü ise sımmda taşıyorum. Yok mu içinizde bana yardım edecek biri? Kim güzelce bana yaklaşır, başını taşın altına koyarsa Allah’a hamdetmiş olur. Ben, Allah’tan başka kimsenin bana yardım etmesine gerek duymuyorum. Akıllı olun ve Allah dostlarına karşı edebinizi takının. Çünkü onlar kabilelerin liderleri, yörelerinin ve insanlann yöneticileridir. Yeryüzü onlar seyisinde korunur. Yoksa sizin gösterişinizle, ikiyüzlülüğünüzle ve şirkinizle hangi şey korunabilir ki? A ikiyüzlüler! A Allah ve Peygamber düşmanları! A cehennem odunları! Allahım! Benim tevbemi de, onlann tevbelerini de kabul buyur. Allahım! Beni de, onları da gaflet uykusundan uyandır. Bana da, onlara da acı. Kalplerimizi ve organlarımızı sadece senin için çalıştır. Mutlaka olması gerekiyorsa organlar dünya işlerinde ailenin geçimini sağlamak için, nefis âhiret için, sır ve kalp de Senin için çalışsın. Oğlum! Senden tek başına bir iş çıkmaz ama sensiz de olmaz. Senden bir iş çıkmaz ama senin de burada hazır bulunman gerekir. Sen iş bekleme kapısında dur ki Allah seni binanın inşaatında çalıştırsın. Sen ve muvaffakiyet şuna benziyorsunuz: Sen iş isteyensin. Muvaffakiyet iş verendir, Allah ise işin asıl sahibidir. O sana, emrine uymaya koşmanı emretmiştir. Başarıyı verecek de Odur. Yazık sana! Nefsini insanlardan korkmaya ve onlardan beklenti içinde olmaya bağlamışsın. Bu bağları nefsinin ayaklarından çıkar ki o, Rabbine hizmet etmek için ayağa kalksın ve Onun önünde huzur bulsun. Nefsinin dünyaya, arzulanna, kadınlara ve dünyalığa olan ilgisini yok et. Yazgısında dünyadan bir şey alacağı yazılıysa sen aramadan, çaba harcamadan o, nefsine zaten gelir, böyle yaparsan Allah katında da dünyadan gönül bağını kesmiş olarak kabul edilirsin ve sana, kıymet nazarıyla bakar. Kısmetin seni bırakıp öteye gitmez. Ama sen kendi gücüne ve elinde olana güvenirsen gayptan saha hiçbir şey gelmez. Sûfılerden birisi şöyle demiştir: “İnsanın sinesinde bir şey olduğu sürece gayptan hiçbir şey gelmez”. Allahım! Biz, sebeplere bağlanmaktan, heva ve heveslerimizle, alışkanlıklarımızla birlikte olmaktan Sana sığınmz. Bütün durumlarda kötülükten Sana sığınmz. Rabbimiz! Bize dünyada ve âhirette güzellik ver ve bizi cehennem azabından koru.

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

Tüm Yazarlar
TemaFabrika